Eyl 17 2008

İŞTE BÖYLE Bİ AÅžK……

Kategori: _TASAVVUF_talha_soylemez @ 23:36

Bir gün hasta olup yataÄŸa düşer. Tedavî için bir doktor çağırırlar. Doktor “Damardan kan almak gerek’” diyerek ’ un kolunu baÄŸlar. Tam iÄŸneyi batıracağı sırada bağırır;

“-Ey doktor, bırak! Ücretini al ve git. Bu hastalıktan öleyim, zararı yok. Vazgeç kan almaktan. ”

Doktor ’a

“-Sen çöllerde kükremiÅŸ arslanlardan korkmuyorsun da koluna bir iÄŸne batmasından mı korkuyorsun?” diye sorar.

’un cevabı ÅŸu olur;

“-Ben neÅŸterden korkmuyorum. Benim vücudum, varlığım ile doludur. Korkarım ki benim kolumu yararken ’yı incitirsin, iÅŸte ben bundan korkuyorum.”
seneler sonra ’ un yanına gelir, onunla alakalanmaz :

“-Benim için çöllere düşen sen deÄŸil miydin?” der.

: “izafî ve gölge olan aradan çıktı ve eridi “diye karşılık verir.

’ un hayatının gayesi olan , ilahî muhabbete bir basamak teÅŸkil etmiÅŸtir. , hakîkatini aradığı ilahî muhabbet aleminde yerini bulunca, hayatındaki ’nın rolü bitmiÅŸtir.

hikayelerinde geçen , sonunda ilahî muhabbete dönen ve kiÅŸiliÄŸini Hakk’ la aynileÅŸtiren ilahî aÅŸkın sembolüdür. DiÄŸer bir ifadeyle , gönülleri eden, fizikî iradeyi sıfırlandıran ilahî bir ufkudur. Bu bakımdan ’lar ile baÅŸlayan muhabbet macerası Mevla’da sükun bulur.

nihayet sıradan bir insandır. Aşığını adı Kays iken (deli) olarak dillere destan eder. Fakat o ma’ÅŸuk, deÄŸil de, Kainatın varlık sebebi ve Allah (c.c.)’ın “habibim” hitabına mazhar bir varlık olursa kim bilir aşık ne hale gelir.
——————————————————-

Leylâ’sı uÄŸrunda ve onun aÅŸkı ile çöllere düşen Mecnûn, salyaları akan, tüyleri dökülmüş bir köpeÄŸi seviyor, okÅŸuyor ve gözlerinden öpüyordu. Bu hali gören birisi dayanamadı; Mecnûn’a bağırdı:

“- A akılsız adam! Bu ne sersemliktir! Bu hayvanı, ne sarılmış öpüyorsun?

Mecnûn cevap verdi:

“- Sen ne anlarsın?! Bu köpeÄŸin ne meziyeti var biliyor musun?!. Bu kadar köyün içinde gitmiÅŸ de Leylâ’nın köyünü yurt edinmiÅŸ ve o köye bekçi olmuÅŸ!.. Bunun bir kılını arslanlara deÄŸiÅŸmem. Gönlüne, canına, irfanına dikkat et ki, onun faziletini göresin!.. Leylâ’nın köyünü yurt tutan köpeÄŸin ayağının bastığı toprak bile benim için azîzdir…”
—————————————————————-
Mesnevî’de diÄŸer bir Leylâ hikayesi:

Devrin hükümdarı Leylâ’yı görür, hayret eder:

“- Mecnûn’un periÅŸan olmasına sebep olan Leylâ sen misin? Senin diÄŸer hemcinslerinden bir farkın yok!..” der.

Leylâ cevap verir:

“- Sen Mecnûn olmadığın için sus!..”

Şeyh Sadî (k.s.):

“- Leylâ’nın güzelliÄŸine Mecnûn’un gönül penceresinden bakmalıdır.” der.

Leylâ’yı görebilmek, onun gerçek hüviyetini müşahede edebilmek, senin de Mecnûn gibi sadık bir aşık olabilmene baÄŸlıdır. Aksi halde görülen, suretten baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. O aÅŸka nail olmayan için Leylâ, sırf bir cisimden ibarettir.

Mesnevî’de geçen Leylâ hikayeleri birer mecazdan ibarettir. Leylâ, İlahî sembolü, İlahî muhabbet ufkudur.

Etiketler: , , , , ,

Related posts


Eyl 14 2008

TASAVVUFI SOZLER

Kategori: _TASAVVUF_TALHA @ 16:33

Tasavvuf, Hakk’ın, seni senden öldürmesi ve seni kendisiyle diriltmesidir.

Â
 Sen insana ulaşmadan Allah’ı nasıl arıyorsun?.

Â
 Allah’ım! İnsanlar seni verdiÄŸin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiÄŸin belalar yüzünden severim.

Â
 Aşka delilik diyen , hayatın sırrına ebediyen bigane kalsın.

Â
 Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım, başım göğe değerdi.

Â
 Bir gün nefsime dedim: gel seninle Rabbime gidelim. gelmedi. Ben de tek başına yürüdüm, gittim.

Â
 Allah’ı bilenler ise, ruhun beynin özü ve hakikatı olan Hak’ tan geldiÄŸini müşahade ettiler..

Â
 Allah sizin kalıbınıza ve suretinize değil, kalbinizin temizliğine bakar.
Hz. Muhammed (s.a.v)
Â
 Bir insanda görülen ameller ve takvadan baÅŸka, bir de onun cevher gibi güzel olan gizli amel ve takvası vardır. Bakış gücü olmayanların nazarları, görünen amellerdir. Halbuki biz onlara bakmıyoruz. Biz insanın içine, içindeki sırra bakıyoruz…

Â
 Bir kimse kendi hakikatine arif olursa, hiçbir itikat ile kayıtlı olmaz.

Â
 Bütün maşuktur, aşık perdedir. Diri maşuktur, aşık ölüdür.
Mevlâna
Â
 Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder.
Gazâli
Â
 Eğer bir müminin kalbini kırarsan Hakk’a eylediğin secde değildir.

Â
 Ey birader, sen ancak bir düşünceden ve fikirden ibaretsin. Üst tarafın kemik ve A’sab sinir ve adalât (kas) ve elyaftan ( ve hayvanda adaleleri meydana getiren ince lifler) ibarettir.
Mevlâna
Â
 Hakikât yolu, aranmakla bulunmaz. Ama Bulanlar ancak arayanlardır.

Â
 Hakikatte ArÅŸ ve Beytullâh, Allah’ı bilen arifin kalbidir.
Muhyiddin Arabi
Â
 Hakk’ın Rahmeti bizim günahlarımızdan büyüktür.

Â
 Her kişinin iki resülü vardır. Biri zahir, diğeri batın. Zahir dildir, Batın gönüldür. Dil Muhammed’e, gönül Cebrail’e benzer.

Â
 Her şey maşuktur , aşık bir perdedir. Yaşayan maşuktur , aşık bir ölüdür.
Mevlâna
Â
 İnd-i Sânî’de, bütün mahlûk TEK bir NOKTADIR; Kâinâtın cümlesi bu, da bir NÜKTEDİR!..
Ken’ân Rifâî
Â
 İstesem sırf fatiha suresinin tefsiriyle yetmiş beygiri yüklerim.

Â
 Kendimi arıyorum, gören varmı?
Erzurumlu İbrahim Hakkı
Â
 Kerem, dünyayı ona muhtac olana vermen ve kendisine muhtac olduğun Allah’a yönelmendir..
Ebu Hafs
Â
 Kimde sevgi varsa, Allah’ın varlığı ondadır.
Mevlâna
Â
 Kimi aşık görürsen, onu maşuk bil. Zira o aşka nisbetle hem aşıktır, hem de maşuktur.
Mevlâna
Â
 Kur’an insanlara pek çok ÅŸeyi sembollerle anlatırken; tasavvuf ise baÅŸtan sona, serâpa sembol ve mecazdır.

Â
 Maddi hayata meyledenler için hayat deniz suyu içmeye benzer, içtikçe susarlar, susadıkça içerler.

Â
 Musibetin sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin.
Hz.Muhammed (s.a.v)
Â
  ve az kaldı kaderi geçecekti. ve nazardan Allah’a sığının.
Hz.Muhammed (s.a.v)
Â
 , tüm çizgilerin esasıdır.

Â
 Okunacak en büyük insandır..
Pir Haci Bektasi Veli
Â
 Ölüm, yaradılmışın Yaradan’a kavuşmasıdır,Şeb-i arus’dur.
Mevlâna
Â
 Sevgin yoksa, dost arama.
Sâdi
Â
 Algılanan varlığın, Hakkın vücudu olduğunu müşahade, vahdet-i vücud’dur.

Â
 Tasavvuf zamanı en uygun bir şekilde değerlendirmekten ibarettir.
Ebu Siad-i Ebu’l Hayr
Â
 Tasavvuf, Allah ile olan muamelenin saflığıdır. Bunun aslı da dünyadan yüz çevirmedir.

Â
 Tasavvuf, bila-alaka (hiçbir bağ olmadan) tamamiyle Allah ile olmandır.

Â
 Vücudun, ilmi ilahide, ilimden ibaret olduğunu müşahade, vahdet-i şuhud’dur.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Related posts