Eki 07 2008

Cüneydi Bağdadi(k.s)’dan sözler

Kategori: _TASAVVUF_, islamSerkanPasaCUBUKCU @ 00:08

(k.s)’dan
, Hakk’ın, seni senden öldürmesi ve seni kendisiyle diriltmesidir.”
, ile olan muamelenin saflığıdır. Bunun aslı da dünyadan yüz çevirmedir.”
, bila-alaka (hiçbir bağ olmadan) tamamiyle ile olmandır.”
Vecdin ilimde erimesi, ilmin içinde kaybolmasından yeğdir.”
Afetleri en bilen, afetlere düçar olandır.”
Eğer senin sıkıntılarına katlanacak, ihtiyaçlarını giderecek birini arıyorsan, bu zamanda, öyle bir kardeşi ve dostu bulamazsın. Ama, kendisine için yardım edeceğin, sıkıntılarına rızası için katlanacağın kardeş ve dost arıyorsan, böyleleri çoktur.
Kalbi etmek nimettir. Dili etmek (çok konuşmak) ise fitnedir.
adamının üç vasfı vardır:

1- gibidir; kimseye de, kötü kimseye de verir.

2- gibidir; herşeyi gölgelendirir.

3-Yağmur gibidir; sevdiğini de, sevmediğini de sular.

İnsan, Te`ala’dan başkasına kulluk etmeyi terkettiği zaman, gerçek kul olur.

Maneviyat erleri, gibi olmalıdır.

Toprağa kötü şeyler de atılır. Fakat , hep şeylerle (çiçek, ağaç, vs.) karşılık verir.

Dört şey vardır ki, bunlar insanı, ilmi az bile olsa, indinde de, insanlar arasında da en yüksek dereceye çıkarır.

Bunlar:

1-Hilim,(yumuşak huyluluk)

2-,(alçak gönüllülük)

3-

4-Güzel ahlaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Related posts


Eki 06 2008

Nurunuz AYN olsun…

Kategori: _TASAVVUF_SerkanPasaCUBUKCU @ 14:01

Tasavvufta şöyle güzel bir adet varmış:
Dervişin biri, yine bir topluluğu içerisine gelip, vererek oturduktan sonra, topluluk gelen dervişe “Merhaba!!” yerine “ olsun!!” dermiş… de “Aşkınız cemal olsun efendim!!” diye mukabele edermiş… Bu sefer topluluk “Cemaliniz olsun!!” dediğinde, “Nurunuz olsun!!” dermiş ve böylece selamlaşma bitermiş….

Tasavvufta o derece içselleştirilmiş, o derece özümsenmiş ki…. Selamlaşma bile üzerine kurulmuş… Tasavvufta bütün diyalogların böyle kalbi incelikler içerisinde cereyan etmesi ne kadar hoş değil mi?….

Bir de günümüzdeki selamlaşma diyaloglarını düşünün….

” - Nabers lan !!”

” - moruk !!”

Tasavvuftaki anlayışı, elbette “televole aşkı” türünde bir anlayışı değildir… Günümüzde, bir çok temel kavramda olduğu gibi “” kavramı da “kavram kargaşası” içerisine sokularak, gerçek anlamından kopartılmış ve çok daha farklı anlamlarda kullanılır olmuştur…. Artık yaşanan bazı edepsizliklerin bile “” olarak nitelendirildiği hepimizin malumudur….

Yine bahse konu yazıda; Tasavvufta “ nedir” diye sorulsa, “, Maşukun rızasıdır” cevabının alınacağı kayıtlıdır…. Kanaatimce “”, en kısa ve öz olarak ancak bu şekilde tanımlanabilirdi… ise, hakiki aşkta elbette ’tır…

Düşünceler davranışları, davranışlar da düşünceleri etkiliyorsa; ve insan… ki onun ruhi, fikri ve hatta bedeni yapısı böyle bir etkileşim sonucu şekilleniyorsa; Tasavvufun, hayatın her bir anını hiçbir boşluk bırakmadan neden çepeçevre kuşattığını çok daha anlıyorsunuz…. Velev ki, bu bir selamlaşma anı olsa bile…. Boşluğa asla izin yok…. Size atılan “irtibatı koparmayalım” formatı dolayısıyla, siz artık bir pergelsiniz…. Bir ayağınız olması gereken noktada sabit, diğer ayağınız yetmiş iki milleti dolaşmakta…. Ama irtibatı koparmadan… Boşluk bırakmadan ….

Yukarıdaki selamlaşmada dikkatimi çeken en önemli husus, selamlaşmayı sona erdiren “Nurunuz olsun” cümlesidir….

 

NURUNUZ OLSUN !!! …

 

Belki bir kaç farklı anlamda açıklama yapmak mümkündür amma, benim kalbime gelen şudur: Aşkın yüz güzelliği olması ya da yüze yansıması temennisine, yüz güzelliğinin olması ve nihayet, ile görmek ya da bakışın olması temennisi dile getirilmektedir. İşte tam bu noktada hemen, Peygamber Aleyhisselamın ” Müminin ferasetinden sakınınız; şüphesiz o, ‘ın nuruyla bakar.” şeklindeki sözlerini hatırlamamak mümkün değildir….
Hepinizi ’ın selamıyla selamlıyor ve diyorum ki:

 

AŞK OLSUN!…

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Related posts